23 Nisan 2014 Çarşamba

Bulaşıcı Hastalıklardan korunmak için çevremize,hijyene,beslenmemize, vs daha çok dikkat etmeliyiz sağlığımız açısından önemli unsurdur yoksa herhangi birinden temas olsun aksırma sonucu olabilir aniden virüs kapıp hasta olabiliriz.Hastalıklardan korunmanın birinci yolu hijyenik olmalıyız.Hijyene önem vermeliyiz.

Bulaşıcı Hastalıklar Nasıl Bulaşır
Hastalığı yapan organizmalar, virüsler, bakteriler, riketsialar, mantarlar olabilir. Bütün bulaşıcı hastalıklar bir veya birkaç yolla insana geçebilme özelliğindedir. İnsandan insana, hayvandan insana olduğu gibi, topraktan insana da bulaşma gerçekleşebilir.
Hastalıkların Bulaşma Yolları
Öksürürken, aksırırken yada konuşurken ağızdan çıkan damlacıkların başkası tarafından teneffüs edilmesiyle (verem, boğmaca ve çeşitli solunum yolu hastalıkları).Doğrudan deri temasıyla ve cinsel temasla.Hastanın kullandığı çamaşır, yatak eşyası ve yiyecek eşyaları gibi malzemeler vasıtasıyla.Hayvanların insandan insana veya hayvanlardan insanlara hastalık taşımasıyla (örneğin sıtma).Hastalandırıcı mikroplarla kirlenmiş yiyecekler ve içeceklerin alınmasıyla (Suyla bulaşan hastalıkların başlıcaları tifo, dizanteri, kolera ve paratifo olarak sayılabilir.Yiyeceklerle de besin zehirlenmeleri ve gastroenteritler meydana gelebilir.).Hastalıklı bir anneden hamilelik sırasında veya doğum esnasında bebeğe hastalık bulaşmasıyla Frengi, kızamıkçık, belsoğukluğu mikrobunun yaptığı göz iltihabı bu yolla bulaşabilir.
Suni olarak meydana getirilen bağışıklıkta, kişiye zayıflatılmış, ölü mikroplar veya mikrop maddeleri verilir. Bunlara karşı hastalık belirtileri hâsıl olmaksızın antikor teşekkül eder. Böylece kişinin hastalığa karşı korunması sağlanır. Birçok hastalığa karşı kullanılan aşılar böyledir. Aşılar her bulaşıcı hastalıkta tesirli olmayıp, ancak belli sayıda hastalıkta tesirlidir.
Hastalığa Yakalanma İhtimali Daha Yüksek Olan Kişiler
*Ailesinde bulaşıcı hastalık taşıyan kişi bulunanlar,
*Bulaşıcı hastalıklar salgın olduğu yerlere gidenler,
*Üç aylıktan daha küçük bebekler,
*Yaşlı ve yatalak olanlar,
*Kanser gibi bağışıklık sistemini felce uğratan bir hastalığı olanlar,
*Bağışıklığı bastırıcı ilaçları kullananlar.
Başlıca Bulaşıcı Hastalık Çeşitleri
Başlıca bulaşıcı hastalıklar: Bruselloz,Dizanteri (amipli veya basilli), Grip, Hepatit, Kızamık, Kolera, Psittakoz, Sıtma, Suçiçeği, Tetanos, Tularemi, Tüberküloz, Uyku hastalığı,Tifo, Tifüs.Belsoğukluğu,Çiçek Hastalığı,Difteri,Menenjit,Tetanoz,Zatürree,Verem.Şimdi kendimize daha çok dikkat edelim.
Yazan: sefa güler Çarşamba, Nisan 23, 2014 Yorum Yok Devamını Oku
Ağlamanın (Göz Yaşının) Sağlığımıza Ne Gibi Faydası Vardır?
Hüzün lenince,acı duyduğumuz, üzüldüğümüzde,sinirlendiğimizde vs.Doğal olarak insan olduğumuz için ağlarız.Ağladıktan sonra bi rahatlama olur içimizde içimiz boşalır sanki göz yaşlarıyla.Bu göz yaşlarının bize ne gibi faydaları var bakalım.
Kimyasalları Dışarı Atıyor
Araştırmalar göre gözyaşının vücuttaki bazı zararlı kimyasalları attığını ve fiziksel anlamda rahatlattığı söylenmekte. Vücuttaki toksik maddeleri atmanın yanı sıra ağlamanın psikolojik faydası var. Ağlamak duygu durumumuzu iyileştiriyor ve acı verici durumlarda insana rahatlama sağlar.
Stresi'de azaltma etkisi var
Stres bu hastalıkların başlangıcı için en büyük neden;kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, 2 tip diyabet ve obezite. Ağlamak ise stresi azalttığı uzmanlar tarafından söylenmektedir. Ağlamanın rahatlatmasının bir sebebi de yine strese neden olan kimyasalları vücuttan atmasıdır.
Ağlamak diğer insanlarla aramızdaki duvarları kaldırıyor. Ağlarken utanma, acı gibi duygular hissedilse dahi sonunda kişi rahatlıyor ve yanında ağladığı kişiyle arasında bir bağ oluşur kişi rahatca içini döke biliyor.Ağlamak gözlerin içine kaçan tozu buna benzer maddeleride dışarı atar.
Yazan: sefa guler Çarşamba, Nisan 23, 2014 Yorum Yok Devamını Oku
Varis Nedir
Toplardamarların büyümesi ve şişmesine varis denir. Kanı kalbe geri taşıyan toplar damarlardaki, kanın tek yönde gitmesini sağlayan kapaklar görevini yerine getiremediği zaman damarlarda kan birikmesi sonucu varis oluşur.
Neden Olur
Başlıca nedenleri damarlardaki tıkanıklıklar ve yüksek basınçtır. Tıkanıklık ve basınca neden olan ayakta fazla durmak, şişmanlık, kan damarlarındaki kapakların düzensiz çalışması, jartiyer gibi sıkı ve sağlıksız giysiler, hamilelik başlıca varis nedenleri olarak sayılabilir. Çoğunlukla en çok basınca maruz kalan bacağın alt kısımlarında görülür. Genetik yatkınlık da varisin nedenleri arasındadır.
Belirtileri Nelerdir
Belirtileri, deri yüzeyindeki damarlar eğri, büğrü olup şişerler. Deri rengini kaybeder. Akşam saatlerinde de ayak bilekleri şişebilir. Banyodan sonra, aybaşı halinde, sıcak havalarda veya uzun süre ayakta kaldıktan sonra, yorgunluk, bacaklarda ağrı, karıncalanma ve dolgunluk hissedilir.
Tedavisi Nasıl Yapılır
Tedavisi için; damarlardaki biriken kanın enjektörle alınması, sülük kullanmak gibi çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Varis çorabı ise varisi tedavi etmese de varis oluşumunu azaltmak için kullanılan yöntemlerden birisidir. Tedavi doktor gözetiminde yapılmalıdır. Tanı ve tedavi için doktorunuza danışmayı ihmal etmeyininiz.
Yazan: sefa guler Çarşamba, Nisan 23, 2014 Yorum Yok Devamını Oku

22 Nisan 2014 Salı

Bir çok hastalığa idrar tahlileriyle teşhiş konmaktadır.İdrar renkleride çok önemlidir.Hasta olup olmadığımızı idrarımızda bir değişiklik olduğunda anlaya biliriz ve anormal durumlarda doktora baş vurmamız gerekmektedir.Erken teşhis hayat kurtarır.
Sağlıklı idrar rengi nasıldır: Orta açıklıkta örneğin: Açık limonata rengine benzemektedir açık sarıdır.

Parlak sarı veya neon sarı idrar
Vitamin takviyeleri tüketimi, özellikle suda çözünebilen riboflavin veya B2 vitamini içerenler idrar rengini parlak sarıya döndürür. Kendi doğal rengi de sarı olan riboflavinin aşırı alınması idrar rengini değiştirir. Vitaminler ne kadar sağlıklı olsa da aşırı vitamin alımı hipervitaminozis riski taşır.
Koyu sarı veya altın rengi idrar
Çok koyu ve konsantre idrar vücudun susuz kaldığını gösterir. Ayrıca çok fazla laksatif alındığının ya da B vitamini kompleksleri içeren besin takviyeleri alındığının bir işareti olabilir.
Pembe veya kırmızı idrar
Pembe veya kırmızı idrar korkutucu görünebilir ancak bazı durumlarda değildir. Pancar, böğürtlen gibi besinlerin aşırı tüketiminden sonra görülmesi normaldir. Antibiyotikler ve laksatifler, idrarda kırmızı bir renk tonuna neden olabilen ilaçlardır. Ancak çok önemli başka bir sebep de idrarda kan varlığıdır. Bu kan idrar yolu enfeksiyonları, benign prostat hiperplazisi, iyi veya kötü huylu tümörlerin bir sonucu olabilir. Kırmızı idrar böbreklerde taş ve kist oluşumunun bir göstergesi de olabilir.
Çok açık renk idrar
Çok açık renk idrar, aşırı sıvı tüketiminin işaretidir. Ancak hepatit veya karaciğer sirozu gibi herhangi bir karaciğer hastalığında, diabetes insipidus veya diabetes mellitus’da da açık renk idrar nedeni olabilir. Bunun yanı sıra çok açık renk idrar hamilelik sırasında da gözlenen idrar rengidir.
Turuncu idrar
Çoğu durumda susuzluk, idrarın aşırı konsantre edilmesine sebep olup turuncu gözükmesini sağlayabilir. Bu durumun suçlusu rifampin, doksorubisin, warfarin, kemoterapide kullanılan ilaçlar ve laksatifler gibi bazı ilaçların tüketimi de olabilir. B kompleks vitaminleri ve havuç suyu da turuncu renkli idrardan sorumlu olabilir.
Mavi veya yeşil renkli idrar
Metilen mavisi içeren bazı ilaçlar haricinde boya içeren gıdalar veya tıbbi testlerde kullanılan boyalar normal olarak mavi veya koyu yeşil idrara neden olabilir. Nadir durumlarda bu tür bir idrar, “mavi bebek bezi sendromu” olarak bilinen bir durumun belirtisi olabilir. Daha çok bebek bezinde mavi idrar olan bebeklerde görüldüğünden bu ismi almıştır. Aynı zamanda Pseudomonas bakterilerinin neden olduğu idrar yolu enfeksiyonu olan kişilerde yeşil renkli idrar görülebilir.
Koyu mor idrar
Porfiri sinir sistemi ve/veya cildi etkileyen nadir bir tıbbi durumdur. Porfirinler denilen vücut kimyasallarının salgılandığı genetik bir hastalıktır. Bu hastalığın pek çok belirtisinden biri de koyu mor idrardır.
Artık idrar renkleri ve ne anlama geldiklerini bildiğimize göre ve bu belirtiler tanı koymada ne kadar önemli ve anlamlı olsa da, gerçek tanı için sadece idrar rengine güvenemeyiz. Son tanı laboratuvar testlerine bakılarak konmalıdır. Örneğin idrarda protein bakmak için mikroskobik idrar incelemesi yapmak. İdrar rengi tanı koymayı sağlamasa da tanıya giden yolda önemli bir basamaktır.İdrar renklerine göre sağlığımızı etkileyen faktörleri sizlere sıraladık ama siz bu bilgileri bilgi amacıyla okuyun kesinlikle şüpheli bir durumunuz olursa uzman doktor a başvurunuz.
Yazan: sefa güler Salı, Nisan 22, 2014 Yorum Yok Devamını Oku
Hamilelik çatlakları genelde kalıcı olurlar piyasadaki çoğu merhem şu bu işe yaramamaktadır.Bu yöntemlerle biraz olsun çatlakları yok edebiliriz video da geniş bilgiler verilmekte izlemenizi tavsiye ederim.
Hamilelik öncesinde düzenli ve bol miktarda sıvı alınması, hamileliğin ilk günlerinde karın ve bacaklara sürülecek olan doktor tarafından tavsiye edilen kremler ile masaj yapılması, çatlakları tamamen önleyemese de, çatlakların büyümesini ve gelişmesini bir nebze olsun yavaşlatmaktadır. Ayrıca hamilelik süresince sıcak su ile duş almamaya dikkat etmeleri gerekmektedir.
Ilık su ile duş almak ve küçük dairesel hareketler ile karın bölgesine masaj yaparak ta çatlakları azaltabilirsiniz. Hatta mümkünse ılık ve bazen de soğuk su ile duş almak deri de şok etkisi yapmakta ve deriyi güçlendirmektedir. Unutulmamalıdır ki çatlakların oluşmasını önlemek, oluşan çatlakları yok etmekten çok daha zahmetsiz ve daha kolaydır.
Uzmanlar, badem ve bebe yağını çatlak tedavisi için uygun görmektedirler. Yeni oluşmuş çatlaklara kökten çözüm bulan bu doğal karışımlar, bebeğe ve anneye herhangi bir yan etkisi bulunmadığından hamilelik esnasında kullanılmasında sakınca görülmemektedir. Derin olan çatlaklarının görünümünü azaltmak için birçok karışım vardır. Ve bu karışımlar tamamen bitkisel maddelerden meydana geldiği için tahriş ve tüylenme gibi sorunlara neden olmuyor. Dermatologların önerdiği kremler ise çatlakların görünümü aza indirmektedir. Eğer çatlaklar pembe renkte ise çözümü daha kolay ve iyileşmesi daha kısa sürede olacaktır. Gebelik evrelerinde karın ve basen bölgesine nemlendirici kremler kullanımı, selülit ve çatlak riskini aza indiriyor ve oluşan çatlakların görünümünü azaltıyor.
Eczane ve dermatologlar tarafından önerilen kürleri düzenli olarak kullandığınızda bu soruna çözüm bulanbilirsiniz. Hakiki zeytinyağı, kakao, kayısı, buğday ve çörekotu yağları da önerilmektedir. Ve çözüm bulmak isteyenler için önerilen en iddialı tavsiye lazer tedavidir. %100 derman olan bu sistem günümüzde çok uygun fiyatlar yapılmaktadır.Sağlıklı ve mutlu günler dileğiyle.
Bu videoyu kesinlikle izleyin,Hamilelik Çatlakları Nasıl Geçer ve Tedavi Nasıl Edilir
Yazan: sefa güler Salı, Nisan 22, 2014 Yorum Yok Devamını Oku
Arkadaşlar hayırlı uğurlu olsun bugün güncelleme başladı.
Geçtiğimiz yıl ağustos döneminde kullanıcılarla buluşan LG G2 en kapsalı güncellemesine kavuştu. Android 4.2 Jelly Bean ile kutudan çıkan akıllı telefon için ilk olarak aralık-ocak döneminde Güney Kore'de başlayan Android 4.4.2 KitKat güncellemesi kademeli olarak dünya geneline yayılmıştı. LG PC Suite üzerinden dağıtımı gerçekleşen güncelleme 20 Nisan itibariyle ülkemiz G2 kullanıcılarına ulaşmaya başladı. Şu an için sınırlı sayıda kullanıcıya ulaştığı rapor edilen güncellemenin birkaç hafta içerisinde tüm LG G2 sahiplerine dağıtılması planlanıyor.

Güncelleme kapsamında yer alan yeniliklerden söz edecek olursak; beyaz durum çubuğu simgeleri, verimli çalışan müzik çalar uygulaması, kablosuz yazıcı desteği, gelişmiş RAM kullanımı, arayüz gelişmeleri ve %17'ye varan performans artışı yeni güncellemede verilmiştir.
Yazan: sefa guler Salı, Nisan 22, 2014 Yorum Yok Devamını Oku
  • RSS
  • Delicious
  • Digg
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Youtube

Facebook Sayfamız

Blog Arşivi

Yönetici-Yazar